Hazreti Adem'in Allah Tarafından İndirildikten Sonra Dünyadaki İlk Yeri Neresiydi?

İslami İrşad - Kuran-ı Kerim'in birçok ayetinde Hazreti Adem'in hayatıyla ilgili olaylar anlatılmaktadır.

Hazreti Adem Dünyaya İndiğinde Ayaklarını İlk Nereye Bastı?

Hazreti Adem'in Allah Tarafından İndirildikten Sonra Dünyadaki İlk Yeri Neresiydi?
Hazreti Adem'in Allah Tarafından İndirildikten Sonra Dünyadaki İlk Yeri Neresiydi?

Hazreti Adem'in zamanından bu yana geçen sürenin uzunluğu nedeniyle, hayatının geçmişini çevreleyen bilgiler bilinmemektedir ve bu nedenle, Kur'an ve Sünnet dışında hayatı hakkında bu tür bilgileri elde etmek için sağlam ve gerçek bir kaynak yoktur.

Antropologların söyledikleri, Kur'an ve Sünnet'in sağladığı tarihsel gerçeklerden ziyade varsayım ve hayallerden ibarettir.

Bunu sadece Allah bilir ve Hazreti Muhammed bu konuda Allah'ın kendisine bildirmek istediği ölçüde bilgilendirilmiştir.

Bu kaynaklardan gelen ve İmam ibn Kesir'in eserlerinde bulunan bu iki kaynaktan alınan bilgilere güvenebiliriz.

Buhari tarafından rivayet edilen bir hadise göre, Hazreti Adem ile Hazreti Nuh arasında on nesil vardı ve bu nesillerin hepsi Müslüman idi. (El Bidaye ve Nihaye, ibn Kesir, Cilt I, s. 118)

İbrahim Malabari, "İslam The Primordial Religion" adlı kitabında bu gerçekleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır. Hazreti Adem'in dünyadaki ilk Müslüman ve bir Peygamber olduğunu ortaya koymuştur.

Hazreti Adem, eski zamanlarda Sarandeep (Elmas Adası) olarak bilinen Seylan (veya Sri Lanka) dağlarına inmiştir.

Malabari bir keresinde dağa tırmanmaya çalıştığını söylemiştir. 

Dağın tepesinde Hazreti Adem'in cennetten dünyaya indiğinde ayaklarının olduğu taşın bulunduğuna inanan popüler bir efsane vardır.

Tarih boyunca insanlar dağdan Adem Dağı olarak bahsetmiştir. 

Bu, Hazreti Adem'in dünyaya indiğinde ilk olarak o dağa ayak bastığına inanmak için yeterli bir kanıttır.

Bazıları da Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde Adem ve Havva adında bir yer olduğunu söylemektedir.

Ancak bu ilk iddiayı çürütmez, çünkü Hazreti Âdem'in Seylan'dan Mekke'ye gelmiş olması mümkündür.

Habil ve Kabil birbirleriyle savaştıklarında (Habil'in Kabil tarafından öldürülmesiyle sonuçlanan), Hazreti Adem Hac yapmak için Mekke'ye gitti. (El Bidaye ve Nihaye, ibn Kesir, Cilt I, s.144)

Seylan ile Mekke arasındaki mesafe çok uzak değildir. İmam Ahmed Müsned'inde, Hazreti Muhammed'in Hazreti Âdem'in 50 fit yüksekliğe ve 9 fit vücut genişliğine ulaştığını söylediğini aktarır. 

Dolayısıyla, Hazreti Adem'in Seylan'dan Mekke'ye kadar olan mesafeyi kat etmesi çok kolay olurdu.

Dolayısıyla, Hazreti Adem'in Seylan'dan Mekke'ye seyahat etmesi nedeniyle Cennet'ten inişinin Adem Dağı'nda sona erdiği gerçeğini inkar etmek mümkün değildir.

{nextPage}

Meşhur Tabiin'den (Peygamber'in ashabından sonraki nesil) biri olan Katade, Hazreti Adem dünyaya indiğinde Kâbe'nin dünyada bulunduğunu söylemiştir. 

Allah, Hazreti Âdem'e "Ben senin zürriyetinle birlikte evimi de dünyaya göndereceğim, tavaf benim Arş'ımın etrafında gerçekleştiğine göre, tavaf da Kâbe'nin etrafında gerçekleşecektir" demiştir.

Nuh tufanı sırasında Allah Kâbe'yi kaldırdı ve onu dünyadaki insanların başına gelen azaptan kurtardı. 

O, ekseni olarak gökte kaldı. Daha sonra Hazreti İbrahim onun temelinin izlerini yeniden keşfetti ve bu temel üzerine yeni Allah'ın Evi'ni inşa etti. (Tefsir ibn Kesir - Al-i İmran, 96)

Kuran'ın büyük müfessiri İbn Cerir, Allah'ın Hazreti Adem'e, "Arşımın etrafında bir harem vardır, onu tavaf et" dediğinden bahseder. 

Bunun üzerine Allah, Hazreti Âdem'e haccın usulünü öğretmesi için bir melek gönderdi.

Hazreti Adem'in Seylan'dan Mekke'ye yolculuğu sırasında uğradığı tüm yerler şehir oldu. 

Dahası, İbn Katsir, önce Kâbe'nin inşa edildiğini ve daha sonra dünyanın Kâbe'nin etrafına yayıldığını ve dolayısıyla Kâbe'nin aslında dünyanın merkezi olduğunu söyler.

İbn Kesir, Hazreti Adem'in ömrünün sonuna doğru indiği dağa geri döndüğünü ve oraya gömüldüğünü açıklar. 

Bunda kabul edilmesi zor bir şey yoktur. Muhtemelen Arabistan'dan Seylan'a dönmüştür.

Hazreti Adem bin yıl yaşadı ve soyu dünyaya yayıldı. Çocukları ve torunları Seylan'a, Arabistan'a ve muhtemelen Hindistan'a yayıldılar, tüm Dünya'da yaşadılar ve Kuran ayetlerini gerçekleştirdiler:

"...Ve onlardan (Adem ve Havva'dan) birçok erkekler ve kadınlar..." (Nisa Suresi, 1)

Umarım bu hepimiz için faydalı olur. Vallahu a'lem

Daha yeni Daha eski